tle>hayvanlar ve bitkiler - Blogcu



  1. Bir ceylanın peşinden koşarak Harem-i Şerife (Kabe'ye)  giren bir kurt, Kureyş Reislerinden Ebu Süfyan ve Safvan'ın yanına geldi ve konuşarak Efendimizin peygamberliğin haber verdi.                                                                          Ebu Süfyan, bunun üzerine Safvan'a şöyle dedi: "Bu  hâdiseyi kimseye anlatmayalım. Aksi taktirde bütün  Mekke'liler müslüman olur."                                                  

Özenerek ve büyük paralar ödeyerek aldığımız bitkilerin, ev ve işyerlerinde kısa sürede sararması, yaprak dökmesi ve sonunda bozulması, bizi büyük ölçüde düş kırıklığına uğratır, onlardan soğumamıza neden olur. Bazen bu bozulmalar öylesine hızlı gelişir ki, ne olduğunu anlamadan bitki ölümü gerçekleşir. Bitkinin hastalanmasına yol açabilecek etkenleri sekiz başlıkta toplayabiliriz.

Susuzluk
Hiçbir bitki susuz yaşayamaz, kış aylarında sağlıklı bitkiler daha az suyla idare edebilseler de, gelişme döneminde susuz kalmaları ölüme neden olabilir.

Aşırı Su
Bitkinin suya ihtiyacı olduğu kadar havaya da ihtiyacı vardır. Özellikle yeşil bitkinin kış aylarında az su istemesine karşılık aşırı sulanması, ortamdan havayı uzaklaştırdığı ve bakteri hastalıklarına neden olduğu için çürümelere yol açar ve bitkiyi kurtarmak mümkün olmaz. Bitki bir dereceye kadar susuzlukla idare edebilse ve bu hasarı yaprak dökmeyle kurtarabilse bile; fazla su sonucu meydana gelen hasarların tedavisi zordur.

Aşırı Güneş
Aniden aşırı güneşe çıkarılan salon bitkilerinin yaprakları yanar; toprak sıcaktan kaskatı olur, kök yanmaları meydana gelir ve bitki ölür. Güneşe dayanıklı salon bitkileri bile, direk güneş ışığına alıştırarak çıkarılmalıdır.

Aşırı Soğuk
Kış aylarında gece ve gündüz ısı farklılıklarının çok olması sonucu bitki üşür ve şoka girer, yaprakları ve gövde yumuşamaya başlar. Bu durumu susuzluk olarak algılayıp su verecek olursak çok kısa süre içinde bitki bozulur.

Kuru Hava
Kış aylarında ortaya çıkan bu sorun sonucu, ortamdaki kuru hava bitkideki suyu bir sünger gibi emer, yaprak uçlarından başlayan kuruma tüm bitkiye yayılır, bitkide sağlıklı yaprak kalmaz

Hava Akımı
İnsanların hava akımında kaldıklarında hastalanıp üşütmeleri gibi, bitkiler de üşür; bunun sonucu yapraklar sararır ve dökülür.

Işık Yetersizliği
bitkinin ana ihtiyaçlarından olan ışığın yetersiz olduğu durumlarda, bitki aşırı ve düzensiz uzamaya başlar, yaprakları aşağı sarkar, gövde yaprakları taşıyamaz ve kırılır; çiçekli bitkilerde ise çiçek açma durur, ufalır ve hızla dökülür.

Sevgisizlik
Bitkileri sadece bir dekorasyon malzemesi gibi görüp, herhangi bir köşeye yerleştirip onlarla ilgilenmezsek, aklımıza geldiğinde su verip onlara gerekli özeni göstermezsek bozulurlar. Sevgi onları büyütecek, geliştirecek en önemli besinlerden biridir. Bitki bakımının birinci ve en önemli şartıdır.

ANNE KARNINDA BİR FİL,,,,,,,,,,,,

ÇOK DİKKAT ÇEKİCİ!!!!!!!!!

Su Bitkisi Vallisnerya

1/3/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Vallisnerya bir su bitkisidir. Erkek vallisnerya'nın çiçekleri, bitkinin su içinde kalan bölümlerinde oluşur.

Su içindeyken, taç yaprakları portakal kabuğu gibi çiçeğin etrafını sarar. Bu sayede suyun içeri girerek polenleri bozması önlenmiş olur. Çiçekler yüzeye çıktığında kapalı olan taç yapraklar açılarak su yüzeyine yayılır. Polenleri taşıyan erkek organlar taç yaprakların üzerin

Dişi bitkinin çiçekleri ise, farklı bir yerde uzun bir sapın ucunda ve su yüzeyinde yer alırlar. Dişi çiçeğin yaprakları, su yüzeyinde ve suda hafif bir çöküntü yaratacak biçimde açılmıştır. Bu çöküntü erkek çiçeğin kendisine yaklaşmasını sağlayan bir çekim oluşturur. Erkek çiçek dişi çiçeğin yanından geçerken bu çekime kapılır. Böylece çiçekler birleşir, polenler dişi çiçeğin üreme organına ulaşır ve döllenme gerçekleşir.

de yükselerek adeta bir bir yelken işlevi görürler. Yeryüzündeki ilk vallisnerya'nın tek şansı vardır ve ancak ilk denemede tam anlamıyla başarılı olursa, bu özelliklerini bir sonraki nesle aktarabilir.   Bu üreme sisteminin eksik çalışması durumunda erkek çiçek dişi çiçeği dölleyemeyecek, bu bitki yer yüzünden yok olup gidecekti. Bundan dolayı evrimcilerin iddia ettiği gibi bu döllenme sisteminin aşamalı olarak ortaya çıkması imkansızdır.

Bu bitki, Allah'ın sonsuz aklını ve örneksiz yaratma gücünü göstermektedir. Bu düşünen ve akleden için bir insan büyük bir delildir.

1

Biyomimetik

1/3/2007 tarihinde yazıldı.
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Birisi size son yıllarda kullanmaya başladığımız fiberoptik teknolojisini (ışık ve yüksek kapasitede bilgi iletme özelliğine sahip fiber optik kablolardan oluşan sistem) milyonlarca yıldır kullanan canlılar olduğunu söyleseydi ne düşünürdünüz?

Söz konusu teknolojiyi kullananlar çok iyi tanıdığımız ancak belki de sahip oldukları üstün tasarım çoğu kimsenin aklına dahi gelmeyen bitkilerdir.

Pek çok insan çevresine alışkanlıkla, yüzeysel olarak bakar, Allah'ın canlılarda yarattığı üstün tasarım örneklerini görmezden gelerek hiç düşünmez. Oysa bütün canlılar bu alışkanlık perdesini kaldıracak sırlarla doludur. Bu sırları keşfedebilmek için sadece neden, nasıl, niçin sorularını sormak yeterlidir. Bu soruların cevaplarını düşünen insan çevremizde gördüğümüz herşeyi sonsuz güç, bilgi ve akıl sahibi bir Yaratıcının, üstün güç sahibi Rabbimizin yarattığını fark edecektir. Örnek olarak bitkilerin gerçekleştirdiği fotosentez olayını alalım. Fotosentez sırları hala çözülememiş bir yaratılış mucizesidir.

Bitki hücrelerinin güneş ışığını, insanların ve hayvanların besin yoluyla alabilecekleri bir enerjiye dönüştürmelerine "fotosentez" denir. Bu tanım belki ilk okuyuşta pek çok kimse için çok dikkat çekici olmayabilir. Ne var ki biyomimetik uzmanları fotosentezin yapay olarakBitkiler fotosentezi birbirini takip eden oldukça karmaşık bir dizi işlem sonucunda gerçekleştirirler. Bu işlemlerin tam olarak neler olduğu henüz bilinmemektedir.

Fotosentezin sadece bu özelliği bile evrim teorisini savunanlara söz hakkı tanımamaktadır. Prof. Dr. Ali Demirsoy'un şu sözleri, evrimci bilim adamlarının fotosentez karşısında içine düştükleri açmazı çok iyi bir şekilde tarif eder:

Fotosentez oldukça karmaşık bir olaydır ve hücrenin içerisindeki organelde ortaya çıkması olanaksız görülmektedir. Çünkü tüm kademelerin birden oluşması olanaksız, tek tek oluşması da anlamsızdır.1

Bitkiler güneş ışığını "kloroplast" adı verilen doğal solar hücrelerle yakalarlar. Biz de yapay solar hücrelerle (güneş panelleri) elde edilen enerjiyi alarak pillerde depolarız.

Solar hücre (güneş paneli), ışığı elektrik enerjisine çevirir. Hücrenin düşük güçlü çıktısı (low power output), çok sayıda panel kullanılmasını gerektirir. Solar hücrelerin, insanların ihtiyaç duyduğu enerjiyi karşılayabilmeleri için yapraklarda olduğu gibi sadece güneş ışıklarına bakmaları yeterlidir. Kloroplastların yaptığı iş tam olarak taklit edilebildiğinde yüksek enerji sarfiyatı yapan cihazların bile küçücük güneş pilleri ile çalıştırılabilmesi mümkün olacaktır. Uzay mekikleri ve yapay uydular başka bir enerji kaynağına ihtiyaç duymadan sadece güneş enerjisi ile uçabilecektir.

 gerçekleştirilmesinin tüm dünyayı değiştirecek bir olay olduğuna inanmaktadırlar.

Cursor by nuthinbutnet.net

adopt your own virtual pet!

adopt your own virtual pet!